Ska ska
geliyorlar
"Bu şarkılar
çok şirin yaa!" Dikkatinizi çekerim güzel, kötü, iyi ya da felaket değil
"şirin". Athena'yı dinleyenlerin ilk tepkisi genellikle bu oluyor. Çünkü
bu şarkılar ve bu çocuklar gerçekten çok şirin. Grubun üyeleri kimler mi?
İkiz olan Gökhan ve Hakan Özoğuz (1976), Ozan Karaçuha (1974) ve grubun
en yaşlısı olan 1973 doğumlu Turgay Gülaydın. Ne yapıyorlar? Ska.
"Ska 60'larda
ortaya çıkan bir müzik. İlk gruplardan biri Skatalites. 70'lere yaklaştıkça
İngiltere'den Medness, Selecter ve English Beat gibi gruplar çıkıyor. İngiltere'nin
orta sınıfında ortaya çıkan bir tarz. Yaptıkları şey, futbol maçlarına
gitmek, müzik yapmak ve pub'larda takılmak. İşlerine de devam ediyorlar
bu arada. Bu bir "iş dışı" müziği. Günümüze geldiğimizde de hiçbir değişiklik
yok aslında, müzik biraz daha değişmiş ve ilerlemiş tabii. Zamana uydurmak
açısından punk'la ska birbirine karışıyor".
Yaşlarının
çok küçük olmasına karşın sekiz yıllık bir müzik geçmişi olan grup üyeleri
önceleri punk yapıyormuş. Hammer Müzik'ten çıkan albümleri "One Last Breath"
adını taşıyor ve son kasetlerinde de yer verdikleri Bazil şarkısı hariç
tamamen İngilizce parçalardan oluşuyor. Son beş yıldır ska'ya yoğunlaşmışlar
ama yine de punk'tan tamamiyle vazgeçmiş değiller. Gerçi fiziksel görünümleri
arasındaki farka bakınca epey bir değiştiklerini görüyorsunuz. Buna en
çok da anneleri memnun olmuştur herhalde. Gruba ad olarak seçtikleri Athena,
bir Yunan tanrısı. Hem kentleri temsil ediyor hem de savaşı. Ama öyle vahşi
bir tanrı değil, savaşın akılcı ve kısmen barışçı yanını temsil ediyor.
İşin kent
kısmına bakarsak doğma büyüme İstanbullu olduklarını söylüyorlar, baştan
beri amaçları eğlenebilecekleri bir kitleye sahip olmakmış. Artık buna
fazlasıyla sahipler. Bu arada sihirli kelimeyi de sonunda belirtmiş olduk;
eğlence! Yaptıkları her şeyin amacı eğlenmek ve her şeyi yaparken eğleniyorlar.
Sürekli kakara kikiri konumunda değiller tabii ama eğlence onlar için gerçekten
de çok önemli. Athena'nın "barışçıl savaş" kısmına gelince; işin bu kısmı
prodüktörleri ve NR1 firmasının genel müdürü olan Murat Akat tarafından
yürütülüyor. Bu noktaya gelmelerinde onun ayarlamalarının çok önemli olduğunu
anlatıyorlar. Organizasyon konusunda son derece ciddi davranan Akat'ın
piyasaya "normal" olanı getirdiğini söylüyor Athena.
Akat'ın turnelerde
kesin teminatlar istemesi, ne zaman hangi şarkıya klip çekilmesinin iyi
olacağını daha kasetin çıktığı ilk günlerde belirlemesi her şeyin ucu ucuna
yetiştirilmesine alışık olan bir piyasada şaşkınlıkla karşılanabilir. Örneğin
futbolun hareketlendiği şu günlerde Gökhan'ın 1 - 1 biten bir Bursa - Fener
maçından sonra yazdığı "Holigan" adlı şarkıya klip çekeceklermiş. Söz kliplerden
açılmışken biraz temkinli gidip gitmediklerini soruyorum. Örneğin ilk çıkan
şarkıları, ayrıca yaptıkları ilk ska parçası olan "Skalonga"ya bakalım...
Longa bir tür oyun havası. Şarkının "ska" kısmının sevilmesinde "longa"nın
etkisi olduğunu düşünebilir miyiz dediğimizde yanıt olumsuz olmuyor. İkinci
klip de yine zamanında tutmuş bir şarkı olan "Perhaps, Perhaps, Perhaps"in
Türkçe versiyonu olan "Senden, Benden, Bizden". Bunların temkinli birer
adımdan ziyade yapmak istedikleri müziği sevdirmenin bir yolu olduğunu
söylüyorlar. Grubu çok uzun bir zamandır tanıyan ve izleyen Akat, biraz
olgunlaşmalarını beklemiş ve sonra da onların bu kaseti yapmalarını sağlamış.
Kendilerinden başka ska grupları olduğunu biliyorlar ama henüz dinlemeye
fırsat bulamamışlar. Ama onları herkes dinliyor! Hayranlarının yalnızca
kızlar olduğu gibi bir izlenim yaratılmasına sinir oluyorlar. İşi kara
mizaha vurmuşlar artık; "Bizi kim beğenir ki!" diyorlarmış. "Öyle söyleyince
de bu sefer kızlar kendilerini kötü hissediyor. O kadar aptal mı gözüküyoruz,
diye". Bu konuda epey dertliler yani; çünkü amaçları yalnızca kızların
gözdesi olmak değil, herkese seslenmek. "Kendi halinde müzik yapan insanlarız,"
diyorlar.
Pek çok insan
tarafından sevilmelerinde yaptıkları müziğin samimi ve eğlenceli olmasının
büyük pay taşıdığını düşünüyorlar. Hiçbir zaman "mecbur" oldukları için
parça yapmamışlar. Öyle bir anda çıkıyormuş şarkılar, bazen dalga geçerken
iş ciddiye biniyormuş. Her an her yerde şarkı yapabiliyorlarmış. Bütün
albümün çok ilginç anıları olduğunu söylüyorlar ama yalnızca bir tanesini
anlatıyorlar: "Bizim Korsan Bazil şarkısını sahilde yaptık. Çok sıkılıyorduk,
otururken bir yelkenli gördük, oradan ne çıkar, tayfalar filan derken şarkının
hikayesi oturdu". Yeni kasetleri için hazırladıkları bir parçayı da Ozan
turneye gitmek üzere yola çıkacakları gün evden çıkarken yazmış ve bu yüzden
biraz gecikmiş tabii. Bazen tuvalette bile bir şeylerin çıktığı oluyormuş.
Bunu söylüyorlar ama asla yanlış değerlendirilmek istemiyorlar. Bunun özensizlikten
kaynaklanmadığını yalnızca yaratıcılığın sınırı olmadığını ve her an her
yerde gelebileceğini söylüyorlar. Uykuya dalmadan hemen önce ortaya çıkan
pek çok besteleri varmış. Sanırım bu durum bilinçaltının en rahat olduğu
zamanlarda her şeyin kolaylıkla bilinçüstüne çıkabilmesinden kaynaklanıyor.
Kalıpları
sevmiyor Athena, bu yüzden biraz "fazla" rahat görünebiliyorlar. Onlar
için televizyon çekimi sırasında sakız çiğnemek ya da röportajda tırnak
düzeltmek çok da önemli değil. Kalıplardan çıkalım derken biraz da yaptıkları
müziğin uygun gördüğü davranış kalıbının içine giriyorlar aslında. Bu da
kalıpsız bir kalıp olsa gerek.
Ska nedir?
Ska 50'li
yılların sonunda 60'ların da başında ortaya çıkan bir müzik türü. Caz müzisyenlerinin
blues müziğini farklı bir şekilde yorumlamalarıyla ortaya çıktığı söylenebilir.
Karayipler'den çıkan bu müzik İngiltere'ye gelmiş ve orada punk müzikle
karışmış. Yukarıdaki gruplara ek olarak günümüzdeki ska gruplarından bazıları
Voodoo Glow Skulls, Mustard Plug, Mighty Mighty Bosstones. Ska müziğiyle
ilgili daha fazla bilgi için internette "yahoo.com"dan entertainment -
music - ska sırasını izleyebilirsiniz. |
| ©
2 0 0 1 C o p y r i g h t BB |
|
AthenaZone
Sarki
Sozleri
MP3
Bar
Program
Medyadan
Discografi
FotoAlbum
Wallpaper
Athenakolik
Links
Sayfada
Gormek istediginiz seyler ve yanlis
oldugunu dusundugunuz seyler icin
bize e-mail atabilirsiniz
11 Ekim 1998
Milliyet
Yazan: İdil
Engindeniz
|